Pınar Kür, değişik yaşam hikayelerini enteresan bir şekilde kesiştirerek kurgulamış bu kitabını. Kitabı 2008 yılında okumuş, çok etkilenmiş ‘işte herkesin bir hikayesi var’ demiştim.
Bu kitaptan sonra,yaşanan tecrübelerin insanların bugünkü davranışlarında ne kadar etkili olduğunu fark edip,daha sonraki sosyal ilişkilerimde daha önyargısız, hoşgörülü ve affedici bir tutum içine girip, tüm arkadaşlıklarıma sonsuz kredi ile başladım. Karşımdaki insanların davranışlarının, tepkilerinin benim ile ilgili olmadığını, geçmişten gelen tecrübelerinin bir uzantısı olduğunu fark ettim.
Önyargısız, hoşgörülü ve iyi niyetli yaklaşımlarımda karşı tarafa verdiğim krediyi bir çırpıda tüketenlerde oldu, hiç kullanmayanlarda. Fakat bu kitabı okuduktan sonra sadece bir şeyi eksik yorumlamış olduğumu anladım. Daha sonra okuduğum kitaplar, edindiğim tecrübeler bana şunu gösterdi ki affetmenin de bir sınırı var. Karşındaki senin iyi niyetini anlamıyor, haddini bilmiyorsa anlayacağı dilde haddini bildireceksin. Kimisine tek bir laf etmeden arkanı dönüp giderek, kimisinin suratına bir tokat atarak, kimisini de bir ağız dolusu laf ederek hayatından çıkaracaksın. Bu bir arkadaş olur,komşu olur, çalışma arkadaşı veya sevgili olur fark etmez.
Kısacası; arkadaşlıklarına, ilişkilerine hoşgörülü, önyargısız başlayacaksın. Affedici olacaksın. Karşındaki anlamaya çalışacaksın. Ama ona verdiğin krediyi kötüye kullandığı anda, anlayacağı dilden cevabını vereceksin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder